GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALARSOBE ARŞİV
Ara
İnsan Hakları Anıtı’nın etrafındaki abluka acilen kaldırılsın

İnsan Hakları Anıtı'nın etrafındaki abluka acilen kaldırılsın

Konur Sokak’taki polis şiddeti son bulsun

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, açlık grevindeki akademisyenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmalarına ilişkin barışçıl protestolara yönelik sert  polis müdahalesine, İnsan Hakları Anıtı’nın günlerdir bariyerlerle çevrilmesine ve anıtın ablukaya alınmasına tepki gösterdi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, İnsan Hakları Anıtı’nın tescilli kültür varlığı olduğunu bildirerek, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni  “Okuyan Kadın Heykeli” etrafındaki bariyerlerden oluşturulmuş ablukanın, eserin anlam değerini bozduğu gerekçesiyle acilen kaldırılması için Ankara Valiliği’ne ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na resmi yazıyla başvurdu

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmalarına ilişkin protestolara her gün uygulanan polis şiddetine ve ardından yaşanan kamusal alan işgaline tepki gösteren Mimarlar Odası Ankara Şubesi, bariyerlerle çevrilmiş olan İnsan Hakları Anıtı’nın tescilli olduğunu bildirdi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, anıtın etrafındaki ablukanın kaldırılması için Ankara Valiliği’ne ve Kültür Turizm Bakanlığı’na resmi yazı gönderdi.

Anıta erişimin engellenmesi ve özgünlüğünün bozulması Koruma Kanunu'na aykırı

Konuyla İlgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan,  “İnsan Hakları Beyannamesi'ni “okuyan kadın heykeli”  haklar mücadelesinde, insanların anayasal çerçevede, seslerini duyurduğu bellek mekanı olarak, anıtın taşıdığı değeri, anlamı güçlendirmiştir. Anıta erişimin engellenmesi, etrafının bariyerlerle çevrilmesi, her gün anıtın tanıklığında  anayasanın ve insan haklarının ihlal edilmesi kabul edilemez” dedi.  

Candan sözlerine şöyle devam etti:

  “Başkent Ankara’da kamusal alan olan yaya bölgesi içerisinde ki tescilli kültür varlığı olan İnsan Hakları Anıtı, kentte bir arada yaşamanın, anayasal hakların barışçıl bir şekilde nasıl kullanıldığının öğretici mekanıdır. Yüksel Caddesi üzerinde bulunan ve Kültür Bakanlığı tarafından 13 Temmuz 1994 tarihinde kültür varlığı olarak tescil edilmiş insan hakları evrensel bildirgesini okuyan kadın heykeli anayasal çerçevede, insan haklarını arayan vatandaşların bellek mekanı olmuştur. İşlerini isteyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın hukuksuz bir şekilde tutuklanması ile  22.05.2017 tarihinden itibaren anıtın çevresi anıtın taşıdığı  değeri ile bağdaşmayacak şekilde  emniyet güçleri tarafından hareketli bariyerlerle kapatılarak, anıt kamusal alandan kopartılarak yalıtılmıştır. Yaya bölgesi olan Konur Sokak ve Yüksel Caddesi bu kapatılma ile yayaların geçmekte zorlandığı, anıtın ve mekanın mekansal işlevini yerine getirmediği ve kamusal alanın işgal edildiği bir ablukaya alınmıştır. Anıta çiçek bırakmanın yasaklandığı ve engellendiği bir süreçte, kamusal alanın işgali ve anayasaya aykırı müdahalelerin yapıldığı bu ablukanın kentsel yaşama zarar verdiği açıktır. Acilen anıtın etrafı açılmalı, kamusal alan işgali sonlandırılmalıdır."

Nuriye ve Semih işlerine iade edilsin

"Konur Sokak ,Yüksel Caddesi ve kamusal alan, yani hepimize ait olan alan işgal edildi gasp edildi. İnsan Hakları Anıtı çelik bariyerlerle kapatıldı. Kızılay adeta açık ceza evine çevrildi. Karanfil sokakta bütün dükkanlar satılık, bütün bunların sorumlusu hükümettir" diyen Candan  şöyle devam etti:

“Konur Sokak’ta anayasal  haklarını kullanarak barışçıl tepkilerini dile getiren Veli Saçılık ve Acun Karadağ’a ve onları koruyan vekillere yönelik plastik mermi ve biber gazıyla yapılan acımasız müdahaleler anayasal suçtur.  200 gündür işlerini isteyen hakları için direnen  Nuriye ve Semih’in acilen serbest bırakılmasını ve işlerine iade edilmesini istiyoruz.”

Anıt 17 gündür tutuklu

Candan, ivedilikle  kamusal alan işgalinin sonlandırılması ve tescilli kültür varlığı İnsan Hakları Anıtı’nın etrafındaki bariyerlerin kaldırılması için Ankara Valiliği’ne ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na resmi yazı yazdıklarını da bildirerek, hukuksal süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.


Toplam Görüntülenme : 114
Kategori Haberleri

Tuğlalı mektuba Bahçeli’nin özel kaleminden engel
Anayasa değişikliğine verilen her 'Evet' oyunun kanla gözyaşıyla inşa edilen Cumhuriyet’in ateş tuğlalarından birinin çekmek olduğunu hatırlatan Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gönderdiği ateş tuğlalı mektuba özel kalemi engel oldu.
18 Ocak 2017
Mimarlardan Bahçeli’ye ateş tuğlalı mektup
Anayasa değişikliğini değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şubesi, anayasa değişikliğine verilen her 'Evet' oyunun kanla gözyaşıyla inşa edilen Cumhuriyet’in ateş tuğlalarından birinin çekmek olduğunu hatırlatarak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ateş tuğlasıyla birlikte bir mektup gönderdi.
18 Ocak 2017
Mimarlardan Anayasa değişikliğine karşı yara bantlı açıklama
Anayasa değişikliğinin Türkiye’nin varlık ve yokluk meselesi olduğunu belirten Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “ Bu Anayasa değil, rejim değişikliğidir.  Cumhuriyet kalbinden yara aldı. Türkiye Cumhuriyetinin ve hepimizin geleceğinin tartışıldığı bu anayasa değişikliği acilen geri çekilmeli. Siyasi parti ayrımı yapmaksızın geleceğine sahip çıkmak isteyen Türkiye halkları ve milletvekilleri hayır cephesinde buluşmalı” çağrısında bulundu
11 Ocak 2017
Başkanlığa Hayır diyenlere sert müdahale
Başkanlık sistemini öngören ve TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan Anayasaya değişikliğine karşı tepkiler çığ gibi büyüyor.  Meclis Dikmen kapısında “Başkanlığa Hayır” bildirisi okumak isteyen demokratik kitle örgütlerine polis biber gazlı ve tazyikli su ile sert müdahalede bulundu.
09 Ocak 2017

<<< <
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!