GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANYAZARLARSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALAR
Ara
“Azmetiricileri tanıyoruz, hesap verecekler”

“Azmetiricileri tanıyoruz, hesap verecekler”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhuriyet’in simge mekanlarından birisi olan Atatürk’ün tarihi Marmara Köşkü’nün yıkımına neden olanların peşini bırakmıyor. “Azmettiricileri biliyoruz, belleğimiz direnecek. Bu tarihsel mimari cinayete sebep olanlar hesap verecek” diyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi, yıkımda sorumluluğu olan kamu kurumları ve yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu. Yıkım sürecinde görev alanların, yıkım sürecindeki uzmanların ve Marmara Köşkünün yıkım sürecinin kayıtlarının ve malzemelerinin peşine düştü.

Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Her taşın yıkılan her tuğlanın hesabı sorulacak”

“Atatürk’ün Marmara Köşkü tescilli kültür varlığıdır. Tescilli kültür varlığını 660 sayılı ilke kararına rağmen yıkanlar, karar verenler, yıkımı gerçekleştirenler, azmettirenler yargı önünde hesap verecekler ve bizde o günleri göreceğiz. Yıkım sürecinin bir parçası olan, imza atandan, onay verene, yıkımı koordine edenden, yıkana kadar herkes hukuksuz bir işlem tesis etmiştir. Bu bir katliamdır. Katliama ortak olan ve Başkentin göbeğinde, el birliği ile işlenen bu tarihsel, mimari cinayete sebep olanlar, Marmara Köşkü’nde sökülen her taşın, yıkılan her tuğlanın hesabını yargı önünde verecekler.”

“Belleğimiz direnecek”

“Atatürk Orman Çiftliğinde, ağaçları kestiler, mahkeme kararlarına ve Atatürk’ün şartlı bağışına rağmen Kaçak Saray ve demir yığınından oluşan Ankapark’ı yaptılar. Tescili kültür varlığını yıktılar. Simge değeri olan, bellek değeri olan, anı değeri olan mimari özellikleri ile modernizmin temsilcisi olan, Cumhuriyetin özgürlükçü değerlerinin temsil mekanını yıkarak,  belleğimizi, çocuklarımızın geleceğini ve özgürlüklerimizi çalmaya çalışıyorlar. Lakin bütün bu yapılanları aklımızdan çıkartmayacağız. Belleğimiz unutmayacak ve direnmeye devam edecek” diyen Candan, toplumsal hafızanın çalınmasına asla izin vermeyeceklerini vurguladı.

Nasıl izin verdiniz?

Candan, kültür varlıklarını korumakla görevli olan Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Koruma ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu yetkililerine şu soruları yöneltti:

“Bu cinayet işlenirken, kimler görev aldı? Hangi uzmanlar bu yıkıma tanıklık etti? 660 sayılı ilke kararına rağmen tescili kültür varlığını güçlendirmek ve onarmak yerine yıkımına nasıl izin verdiniz? Aldığınız bilimsel bilgiyi nereye kullandınız? Marmara Köşkü’nün maddi karşılığı olmayan tuğlaları, taşları, kapıları yıkılan malzemeleri nerede?  Atatürk’ün dokunduğu duvarlar nerede? AOÇ ‘nin halka emanet edildiği şartlı bağışın imzalandığı eserler nerede? Yıkanlar, yıktıranlar, imzalayanlar, herkesin gözü önünde işlenen bu cinayet karşısında rahat uyuyor musunuz? Biz rahat olmayacağız, bu köşkün yıkımına karışan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacağız.”

“Marmara Köşkü’nün yıkımı hukuken ve vicdanen meşru değildir”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi 2.Başkanı Ali Atakan ise şu tepkiyi verdi:

“Marmara Köşkünün yıkımı hukuken ve vicdanen meşru olmadığı ortada, onlar da bunu biliyor. Gizli saklı  ve zorun gücüyle sessiz sedası yıkmaya çalıştıklarından belli. Bilim insanlarının yıkımına dair nasıl rapor verdiklerini anlayamıyoruz. Bilimsel  yönlerinin sorgulanması gerekiyor. Marmara Köşkü’nün yıkımında rol alan, akademisyenlerin unvanlarının alınması için işlemler başlatacağız. Marmara Köşkü’nün yıkımı, Cumhuriyet’e karşı beslenen öfkenin bir ürünüdür. Değerlerimizin temeli sağlamdır. Yıkılan her taşın acısı  hukuk önünde çıkartılacaktır.”

Özgürlükçü değerlerimizi yıkmaya çalışıyorlar

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Gökhan Yıldırım ise, şunları söyledi:

“Ülkemizde Cumhuriyet, despotizmin yerine demokrasiyi, din rejiminin yerine laikliği, esaretin yerine özgürlüğü simgeler. Bugün tüm bu özgürlükçü değerler,  Marmara Köşkü gibi yıkılmaya çalışılıyor. Ve bu yıkımları yine tarihimizin bize özgürlüğü kazandırdığı tarihsel zamanlarda yapıyorlar. 29 Ekim'de Kaçak Saray'ı açmak istediler. Şimdi de 19 Mayıs arifesinde Marmara Köşkünü yıktılar. Tek sorun Ernst Egli tarafından tasarlanan Cumhuriyet'in özü kadar modern olan bir yapının yanına gudubet gibi çöken bir Kaçak Saray’ın gölgesinde olması değildi, asıl olan tüm bu değerlerinin sembolik mekanı olan Atatürk Orman Çiftliği’nde sembolik bir mekan yaratmasıydı.”

“Cumhuriyet eserinin temelleri sağlamdır”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Kaya ise şöyle konuştu:

 “Marmara Köşkünün temsil ettiği değerlerden korkuyorlar. Bu nedenle, Cumhuriyet döneminin yapılarını  ve izlerini yok etmeye çalışıyorlar. Bu ülkenin kurucu mimarının Cumhuriyet eserinin temelleri sağlamdır, moderndir, laiktir, özgürlükçüdür. Yıkıma neden olanların peşindeyiz. Bu yıkım, artık  sözde bilim insanlarının verdiği bir  raporla, kültürel varlıklarımızın  hepsinin tehdit altında olduğunu göstermektedir.”

Suç duyurusunda bulunuldu.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği’nde Cumhuriyet’in simge mekanlarından birisi olan Atatürk’ün tarihi Marmara Köşkü’nün yıkımında sorumluluğu olan yetkililer hakkında,”2863 Sayılı Kanun’un ‘Madde 9:Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.   Madde 10: Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir” maddelerine dayanılarak suç duyurusunda bulundu.

AOÇ Müdürlüğü, Ankara Valiliği, Yenimahalle Belediyesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  Kültür Bakanlığı,  Koruma Kurulu Genel Müdürlüğü yetkilileri başta olmak üzere Marmara Köşkü’nün yıkımına izin veren yıkımı gerçekleştiren tüm yetkililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

Yıkım sürecinin peşine düşüldü.

 Marmara köşkünün yıkımı süreci ile ilgili  tüm kurumları harekete geçirmek için Bilgi Edinme Kanunu kapsamında Kültür Bakanlığı’na,  Ankara Valiliği,  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, Ankara 1 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na, Yenimahalle Belediyesi’ne,  Marmara Köşkü’nün yıkımının nasıl yapıldığına, hangi uzmanların görev aldığına, yıkımdan çıkan malzemelerin nerede muhafaza edildiğine,  yıkım sürecinin her aşamasının kayıt altına alınıp alınmadığına dair resmi yazılarla bilgi de istendi. Ayrıca bu kamu kurumlarına yazılan yazılar da yıkımda görevli ve yıkımı koordine eden kişilerin isimleri de  talep edilirken, Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulu Genel Müdürlüğü'nden ve İç İşleri Bakanlığı Teftiş Kurulu'ndan da ilgili tüm birimlerin müfettiş tarafından inceleme altına alınması için başvuruda bulunuldu. 


Toplam Görüntülenme : 9907
Kategori Haberleri

Her yağmur yağdığında Başkent AKP’nin politikalarına teslim oluyor
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan  Ankara’da sağanak yağıştan sonra Mamak’ta yaşanan sel felaketine yönelik “Meslek insanlarını, mimarları ,plancıları mühendisleri dinlemezseniz olacağı budur, sorumlusu AKP’nin kentleşme politikalarıdır”  değerlendirmesini yaptı.
07 Mayıs 2018
Mimarlar ve vatandaşlar Saraçoğlu’nu yaşatmaya devam ediyor
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Saraçoğlu Mahallesi’ne sahip çıkmaya, mahalleyi yaşanabilir kılmak ve kamusal kullanıma kazandırmak için mücadeleye devam ediyor.
30 Nisan 2018
Mimarlar ve vatandaşlar Saraçoğlu için itiraz dilekçesi verdi
 Mimarlar ve vatandaşlar, Saraçoğlu Mahallesi’nin altına otopark yapılmasının önünü açan, zemin üstünde 10.000 m2 inşaat alanı tanımlayarak yeşil alanları ve kamusal değerleri tehlikeye atan planın iptal edilmesini talep ederken, yetkililere “Saraçoğlu’nu ranta değil, halka açın!” çağrısında bulundu.
13 Nisan 2018
Mimarlar işgal altındaki Güvenpark için düğmeye bastı
Mimarlar Odası Ankara Şubesi birinci derece doğal  SİT alanı olan Güvenpark’ın işgal altında olduğunu bildirerek, Güven Anıtı’nı ve parkın özgünlüğünü gölgeleyen ve dolmuş depolama alanlarının, Kızılay Kan Bankası otobüsünün, büfelerin, reklam panolarının, havuzun önüne konulan ‘Birlikte Paylaşalım’ yazısının, bankamatiklerin,  Büyükşehir Belediyesi’nin satış birimleri olan Belso’nun süt ve meyve suyu satış bankolarının, Gökçek’in ne idüğü belirsiz saksılarının, taksi durağı depolama alanlarının kaldırılması için düğmeye bastı.
12 Nisan 2018

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!