Sobe Gazetesi 2018 - Anayasa hepimize ait birlikte yaşamanın kurallar bütünüdür
GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANYAZARLARSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALAR
Ara
Anayasa hepimize ait birlikte yaşamanın kurallar bütünüdür

Anayasa hepimize ait birlikte yaşamanın  kurallar bütünüdür.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Anayasa değişikliği önerisi ile getirilen sistemin mekan üzerinden okumasını yaparak, Kaçak Sarayın tüm yetkileri ele geçirerek Anayasal değişiklikle rejim değişikliğinin mekânsallığını birlikte ele almak gerektiğini hatırlatarak Anayasa değişikliği ile tek adam rejimi  ve Kaçak Saray'a ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Kaçak Saray rejim değişikliğinin mekanıdır.  

Kaçak Saray  ve AOÇ mücadelesini hatırlatan Candan, sözlerine şöyle devam etti:

Kamuoyunda  başkanlık,  padişahlık, tiranlık ve tek adam sistemi olarak vurgulanan  yasama yürütme ve yargının tek elde toplanması, meclisi ve parlamenter sistemi altüst eden işlevsizleştiren bir anayasa değişikliği ile  karşı karşıyayız. Bu anayasa bütün yetkilerin bir insanın iki dudağı arasında olan bir anayasa önerisi olarak karşımızda. Cumhuriyet değerlerinin simge mekanı  Atatürk Orman Çiftliği'nde  Kaçak Saray inşa edilirken, bu mekanın  rejim değişikliğinin mekanı olduğunu , ideoloji ve mekan ilişkisine dikkat çekmiştik. AKP iktidara geldiği günden bu yana bunu adım adım yapılı çevrede uyguladı. Uyguladığı bu sistemle önce yapıları değiştirdi, alanları binaları değiştirdi ve sonrada o binaların içindeki işlevleri değiştirdi. İlk olarak 2003 yılında tek tip yaşam olan TOKİ konutlarını dayattı. Sonra okulların cephelerini ve binalarını değiştirdi.  Medrese kılıklı okul cephelerinin ardından  çocuklarımızın ufkunu daraltan, OECD raporlarına göre okuduğunu anlamayan, Fen'den, Matematik'ten anlamayan ve dünya sıralamasında sondan ikinci sıraya getiren 4+4+4 eğitim sistemini getirdi.  Adliye binalarını Osmanlı-Selçuklu cephelerine dönüştürdü. Sonrasında  yargı reformu adı altında yargının bağımsızlığını ortadan kaldıran 'kadılık ' sistemine dönüştüren bir yapının altyapısını da 2010'daki anayasa 12 Eylül referandumunda yaşadık. Bunun sonrasında hükümet konakları süreçten payını düşeni aldı. Yapılı çevredeki rejimle hesaplaşmanın ideolojik olarak en son yapısının Kaçak Saray olduğunu,  Kaçak  Saray'ın aslında ilan edilmemiş bir rejimin mekanı olduğunu ifade ettik.Karşımızda saray değil, ilan edilmemiş kaçak bir rejimin Kaçak Sarayı var. Bu böyle söylenmez ise, kaçak sarayı da orada inşa edilmeye çalışılan kaçak rejim de meşrulaşır.  Cumhuriyet değerlerinin temsil mekanı olan AOÇ'de Atatürk'ün Marmara Köşkü'nünde yıkıldığı  yerde 600 bin metrekareye ulaşmış , rejimle hesaplaşan bir beton yapıdır Kaçak Saray.  "

"Söz Konusu Vatan"

Kaçak Saray'ın Cumhuriyet rejimiyle hesaplaşmanın mekansal karşılığı olduğunu da vurgulayan Candan, sözlerine şöyle devam etti:

" İdeoloji ve mekan bu kadar net bir şekilde  herkesin gözünün önünde  açığa çıktı. Kaçak Saray yapıldığı günden itibaren başkanlık sisteminin bir binası olarak ifade edildi. Başbakanlık konutu, Aksaray,  Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Cumhurbaşkanlığı külliyesi olarak yapılışından inşasına kadar bir bir türlü kendi kavramsallığını bulamadı meşrulaştıramadı. Külliye camiyi odağına alan bir yerleşke tanımdır.  Laik devlet yapısında külliye kavramı, olmaz. Olursa din esaslı bir rejimin  inşasının ipuçlarıdır bunlar. Kaçak Saray'ın külliye olarak ifade edilmesi, dini esas alan yeniden yapılanmanın mekansal karşılığı demektir . Anayasa değişikliği kaçak sarayın içinde aslında fiilen uyguladığı kaçak rejiminin yasalaştırması sürecini açığa çıkartacak teklifle geldi ve buna MHP onay verdi. Laikliğin, demokrasinin , modern ve çağdaş yaşamın, Cumhuriyetin ve Atatürk'ün Türkiyesi'nin  hepsine dinamit koyan önergeyle birlikte bütün yaşamlarımızı değiştirecek sistemle karşı karşıyayız. Bu mekan var olduğu sürece bu konu sancılı olacağa benziyor. Anayasa bir toplumsal sözleşmedir. Kimse  bütün yetkileri elimde bulunduracağım yaklaşımıyla değiştiremez. Toplumu yarısı başkanlık için farklı  düşünüyor. Böylesi koşullara toplumsal sözleşme iki partinin anlaşarak ortaya koyacağı bir şey değildir. Anayasa hepimize ait birlikte yaşamanın kurallar bütünüdür. AOÇ sunumu yaptığımız süreçte, MHP li olduğunu ifaden bir insan  yanıma yaklaşarak,AOÇ mücadelesini destekliyoruz, söz konusu Atatürk'ün Türkiyesi ve Cumhuriyetse söz konusu vatansa biz sizlerin yanında gözümüzü kırpmadan yer alırız demişti.Şimdi söz konusu Vatan … Şimdi   Ülke kan ağlarken, ekonomik kriz kapımıza dayanmışken, Kaçak Saray hem ekonomik krizi yaratan bir kara delik, hem de siyasi kriz yaratarak ülkenin geleceğini harap edecek bir adıma atmıştır.Kuruluşumuzu  Anayasanın 135'inci maddesinden alan kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olarak, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkarak, yaşamlarımızın çalınmasına karşı, mücadelenin yürek atışlarını hızlandıracağız."


Toplam Görüntülenme : 11043
Kategori Haberleri

Her yağmur yağdığında Başkent AKP’nin politikalarına teslim oluyor
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan  Ankara’da sağanak yağıştan sonra Mamak’ta yaşanan sel felaketine yönelik “Meslek insanlarını, mimarları ,plancıları mühendisleri dinlemezseniz olacağı budur, sorumlusu AKP’nin kentleşme politikalarıdır”  değerlendirmesini yaptı.
07 Mayıs 2018
Mimarlar ve vatandaşlar Saraçoğlu’nu yaşatmaya devam ediyor
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Saraçoğlu Mahallesi’ne sahip çıkmaya, mahalleyi yaşanabilir kılmak ve kamusal kullanıma kazandırmak için mücadeleye devam ediyor.
30 Nisan 2018
Mimarlar ve vatandaşlar Saraçoğlu için itiraz dilekçesi verdi
 Mimarlar ve vatandaşlar, Saraçoğlu Mahallesi’nin altına otopark yapılmasının önünü açan, zemin üstünde 10.000 m2 inşaat alanı tanımlayarak yeşil alanları ve kamusal değerleri tehlikeye atan planın iptal edilmesini talep ederken, yetkililere “Saraçoğlu’nu ranta değil, halka açın!” çağrısında bulundu.
13 Nisan 2018
Mimarlar işgal altındaki Güvenpark için düğmeye bastı
Mimarlar Odası Ankara Şubesi birinci derece doğal  SİT alanı olan Güvenpark’ın işgal altında olduğunu bildirerek, Güven Anıtı’nı ve parkın özgünlüğünü gölgeleyen ve dolmuş depolama alanlarının, Kızılay Kan Bankası otobüsünün, büfelerin, reklam panolarının, havuzun önüne konulan ‘Birlikte Paylaşalım’ yazısının, bankamatiklerin,  Büyükşehir Belediyesi’nin satış birimleri olan Belso’nun süt ve meyve suyu satış bankolarının, Gökçek’in ne idüğü belirsiz saksılarının, taksi durağı depolama alanlarının kaldırılması için düğmeye bastı.
12 Nisan 2018

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!