GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANYAZARLARSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALAR
Ara
Yargıdan ders veren İller Bankası kararı

Yargıdan ders veren İller Bankası kararı

Mahkeme Koruma kurulu İller Bankası’nın yitirilmesine neden oldu” dedi

Tescilli Kültür Varlığı iken yıkılan mimar Seyfi Arkan imzasını taşıyan tarihi İller Bankası  Binası için Mimarlar Odası Ankara Şubesi yıkımına izin veren koruma kurulu kararını yargıya taşımıştı. Ankara 12.İdare Mahkemesi, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin açtığı davada, kültür varlığı olarak tescilli bulunan İller Bankası binasının yıkımı ve aynısının başka yerde yapılmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16/06/2017 tarih ve 2667 sayılı kararını, kentsel koruma planlaması esaslarına eser niteliği taşıyan kültür varlıklarının korunmasına ve kentsel koruma ilkelerine, ilgili mevzuat ve hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal etti.

“Mahkemenin İller Bankası binasının yıkımına ilişkin koruma kurulunun kararını iptal eden kararı, haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak acılarımızı dindirmemiştir.”  

Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Mahkeme gerekçesiyle Koruma Kurulu’na kültür ve tarih dersi vermiştir. ‘Gelecek nesillerin kültür varlığı olan bir yapıyı özgün özellikleri ile görebilme hakkı korunmamıştır’ diyen mahkeme, koruma kurulunun kültür varlığının yitirilmesine neden olduğunu belirterek, kurul üyelerinin zaten fiilen mümkün olmayan bir kararın altına imza attıklarını da tescil etmiştir.  Mimarlık Fakültelerinde ders olarak okutulan ve nadide özellikleri bulunan tarihi İller Bankası, gözlerimizin önünde koruma kurulunun işbirliğiyle Gökçek döneminde yıkılmıştır. İller Bankasının yıkıntılarının üzerinde tarihin cehalet örneğinin fotoğrafını veren Gökçek’in bu hareketini mimarlık camiası ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkanlar olarak unutmadık.  Bilim insanları da unutmadı. Bu öfke Mimarlık tarihinin kara sayfalarına şimdiden yazıldı bile” dedi.

Candan şöyle devam etti:

 “Mimarlık tarihinde modern mimarlık eserlerinin en güzel örneklerinden birisi olan İller Bankası Binasının yıkımında sorumluluğu yargı önünde hesap vermesini sağlamak için her türlü girişimde bulunacağız. Mahkemenin İller Bankası Binasının yıkıma ilişkin koruma kurulunun kararını iptal eden kararı, haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak acılarımızı dindirmemiştir.  Ayakta duran ve kullanılan bir yapıyı tüm koruma mevzuatını alaşağı ederek, yıkılarak başka yerde yapılmasına karar veren kurul üyeleri ve yetkililer suç işlemiştir. İller Bankasının yıkımına ortak olan: Ankara Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı İ. Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı yetkilileri, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü yetkilileri, Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü yetkilileri, İller Bankası Genel Müdürü ve yetkilileri, Kültür ve Turizm Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, Ankara 2 Nolu Koruma Kurulu Başkanı ve Koruma Kurulu Üyeleri, binanın mülkiyet sahibi kurum yetkilileri, yıkımı gerçekleştiren kişiler, Ankara Valiliği hakkında suç duyurusunda bulunduk. Yargı önünde sorumluların peşinin bırakmayacağız. Kurumlarının onur kurullarına başvuracağız, teftiş kuruşluna göndereceğiz, akademik unvanı olanların unvanlarının alınması için YÖK’e başvuracağız. ”

“Ankara Büyükşehir Belediyesinde Cumhuriyet değerlerinin yıkımına onay veren kadroların bir çoğu, hala görevde”

Candan Ankara Büyükşehir Belediyesine de seslenerek, iller Bankası ve Cumhuriyet değerlerinin yıkımından sorumlu olan pek çok personelin alt kadrolarda yönetim kadrolarında yer aldığını, Koruma kurullarına giderek, tartışmalı ve yargıya taşıdığımız kararlara imza attığının da altını çizdi.Candan, ivedilikle bu insanların görevden el çektirilmesi gerektiğini de vurguladı.

“Gelecek nesillerin kültür varlığı olan bir yapıyı özgün özellikleri ile görebilme hakkı korunmamıştır”

Candan, bilirkişi raporu, bilgi ve belgeler ışığında karar veren mahkemenin iptal gerekçesiyle adeta ders verdiğine de dikkat çekerek, mahkeme gerekçesinde yer alan, “Dava konusu yapı Türkiye'de 1930-1940 yılları arasındaki süreçte, modern  Mimarlık eserlerinin özelliklerini taşıyan yapılardan günümüze ulaşabilme sansına sahip çok az örnekten biridir. Günümüzde, pek çoğu doğal olarak hasarlı olan kültür varlıklarımız ile ilgili fiziksel ve işlevsel eskime problemlerinin çözümünü bir AR-GE meselesi olarak ele alan ve böylelikle hasarları giderebilecek metotlar geliştiren restorasyon bilimi varken, İller Bankası binasının rekonstrüksiyon projesi onayından ve yıkım öncesinde yapılan akademik analiz çalışmalarında onarılabilecek durumda olduğu belgelenen tescilli kültür varlığı yapıya, rekonstrüksiyon kararı verilmiş olmasının uygun olmadığı görülmüştür. Yaklaşık 80 yıldır ayakta olan ve herhangi bir çökme, sehim, burkulma gözlenmeyen yapının onarımının yapıldığı 2005 yılından rekonstrüksiyon kararının verildiği 2017 tarihine kadar geçen 12 yıl gibi kısa bir zamanda depreme dayanaksız hale gelmesi mümkün değildir. (...) dava konusu yapıda "onarımın imkansızlaşmadığı ve yeniden inşa etme zorunluluğunun olmadığı bir durum söz konusudur. Bu durumda; yukarıda da bahsedilen "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları başlıklı 660 sayılı ilke kararına da uyulmadığı belirlenmiştir. Bu bağlamda, rekonstrüksiyon kararına dayanarak yapının yıkılması ile, değerli bir kültür varlığımızın özgün özelliklerinin yitirilmesine sebep olunmuştur. Bugünkü nesil, sorumluluğunu yerine getirmemiş ve gelecek nesillerin kültür varlığı olan bir yapıyı özgün özellikleri ile görebilme hakkını koruyamamıştır’ ifadelerine dikkat çekti.

Koruma kurulu kültür varlığının yitirilmesine neden olmuştur

Candan, mahkeme gerekçesinde yer alan  “İller Bankası binası için kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında rekonstrüksiyon önerilmemiş ayrıca restitüsyon etüdüne dayalı bir rekonstrüksiyon projesi de yapılmadan bina yıktırılmıştır. Bahsi geçen ilke kararının gereklerini sağlamamakla birlikte, İller Bankası binasının 6953 ada 13 parselde yeniden yapımı ekonstrüksiyonu yönünde alınan kararın bahis konusu 13 parsele taşınması da zaten fiilen mümkün gözükmemektedir, Zira 13 parsel 10 parselden metrekare olmakla birlikte, dosya içerisinde verilmiş olan parselasyonun gösterildiği pafta incelendiğinde, yapının aynı taban alanı ile yapılması koşulunda, parselin iki yönünden yola ve arkadaki parsele bitişik yapılması gerekeceği görülmektedir. Yapının ön ve arkasında çekme mesafeleri kalmamaktadır. Bu durum 6953 ada 13 parselde İller Bankası binasının bir rekonstrüksiyonunun da yapılamayacağına işaret etmektedir. (...) dava konusu yapı, detaylı belgeleme tarihi araştırma restitüsyon çalışması sonrasında karar verilecek işleve bağlı hazırlanacak koruma ve restorasyon projesi ile özgün mimari özelliklerinin yanı sıra yapının kent bağlamında sahip olduğu tarihi ve anı değeri korunarak gelecek nesillere aktarılmalı iken, Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 16/06/2017 tarih-bila toplantı no (el ile eklenmiş toplantı no:2017), bila karar no (el ile eklenmiş karar no:2667) kararı ile taşınması 2863 sayılı yasa kapsamında uygun bulunmuş, belediyesince yıktırılmış ve böylelikle değerli bir kültür varlığımızın özgün özelliklerinin yitirilmesine sebep olunmuştur” ifadelerine de atıfta bulundu.

Candan, “Bu kararla koruma kurulu üyelerinin zaten fiilen mümkün olmayan bir kararın altına imza attıkları tescillendi” dedi.


Toplam Görüntülenme : 5165
Kategori Haberleri

Yargı, Ulus Tarihi Kent Merkezi’nin kimliksizleştirilmesine izin vermedi
Yargı, Ulus Tarihi kent Merkezi Koruma Amaçlı İmar Planı  iptalini temyize taşıyarak iptal kararının bozulmasını isteyen Gökçek dönemi Büyükşehir Belediyesi’ne, iptal kararının bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığını belirterek, iptal kararının onanması kararını verdi.
28 Temmuz 2020
Mimarlar, Atatürk Orman Çiftliği alanlarının en geniş sınırlarının, Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyetine uygun hale getirilmesi için bakanlığa başvurdu
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Danıştay'ın Ayasofya gerekçesini emsal göstererek Atatürk Orman Çiftliği için aslına rücu sürecini başlattı.
27 Temmuz 2020
Yargı, Çayyolu’nda sosyal altyapı alanının yapılaşmasına izin vermedi
Kamu yararını, doğal ve kültürel varlıklarımızı savunan Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin haklılığı yargı kararlarıyla tescillenmeye devam ediyor.
20 Mayıs 2020
Mimarlardan çifte hukuk zaferi: Sinpaş ve Alacaatlı planları iptal edildi
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kamu yararına aykırı ve yoğunluk artışı getiren, doğal yapıyı bozan yapılaşmalara karşı mücadelesini sürdürüyor. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin hukuk mücadelesinin haklılığı bu kez de çifte zaferle tescil edildi
29 Nisan 2020

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!