GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALARSOBE ARŞİV
Ara
TBMM, camisini yıkmak istiyor

TBMM, camisini yıkmak istiyor

Mimarlar karşı çıkıyor

AKP iktidarının Ağahan ödüllü ve bir mimari şah eser olarak tanımlanan TBMM Camisi’nin yıkılmaması mücadele eden Mimarlar Odası Ankara Şubesi, TBMM Camisi’nin yıkımının gündemde olduğunu ifade etti.  Caminin yıkımına izin vermeyeceklerini bildiren Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Bu moderniteye vurulmuş bir darbedir, kültür kıyımıdır” dedi

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Ağahan ödüllü, mimari şaheser olarak tanımlanan Behruz Çinici ve oğlu Can Çinici tarafından tasarlanan TBMM Camisi’nin yıkılmak istendiğini gündeme taşıyarak  “Bu moderniteye, tüm vatandaşların modern bakış açısına vurulmuş bir darbedir. Sadeliğin, zerafetin, ibadetin felsefesini yıkmak istiyorlar. Mimarlık örgütleri ve Mimarlar Odası olarak bu yıkıma izin vermeyeceğiz” diyerek tepki gösterdi.

Partilerden görüşme talebinde bulunduk

Konuya ilişkin olarak basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  “Mimarlık örgütleri ve mimarlar odası olarak caminin yıkılmaması için TBMM’de grubu bulunan bütün partilerden görüşme talebinde bulunduk” dedi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, CHP, HDP ve MHP’den bu kapsamda görüşme talep ettiklerini belirterek, “Gelenekselle moderni birleştiren, sadeliği ve dinginliği ile,  inancın 1400 yıl önceki camisini günümüze yorumlayan TBMM Camisi hepimizin ortak değeridir. Ölçeği ve zarafeti ile insanı içine alır, inanç insanın içindedir, gösterişte değildir” der.

 Amaç yeni bir hikaye yazmak

Bir gazetede yer alan ‘2019’daki Başkanlık Hedefleri’ne ilişkin bir yazıya atıfta bulunan Candan, “O hedeflerden bir tanesi yeni bir hikayenin yazılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni bir hikayeye ihtiyacı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’nin hikayesi Mustafa Kemal Atatürk tarafından emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesi ile yazıldı. O hikaye bitmemiş ve bitmeyecek bir hikayedir. Muasır medeniyetler seviyesini yakalamayı hedef haline getiren bu hikayeyi demokrasi mücadelesi ile taçlandırmak hepimizin sorumluğunda. Bizim neo İslamcı bir hikayeye ihtiyacımız yok. Bu yeni hikayeyi yazmak için girişimlerde bulunuyorlar. TBMM Camisi’nin zerafetini, sadeliğini,  yıkmak ta bunlardan bir tanesi. İbadeti gösteriş olarak gören bir anlayışı yeni hikaye diye bize sunmaya çalışıyorlar.” diye konuştu.

Yeni hikayede bilim ve estetik yok

 Candan, TBMM Camisi’nin modern ile gelenekseli birleştiren çok özgün bir cami olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“TBMM Camisi 1978 yılında Çinici Mimarlık tarafından Behruz Çinici ve Can Çinici tarafından yapılmış. TBMM içinde Güvenpark’tan başlayan ve Meclis’e kadar giden  hükümet kartiyesi aksı üzerinde kurgulanmıştır. Yanındaki halkla ilişkiler binası ile bu aks taçlanır. 2014’ten bu yana AKP hükümeti bu camiyi yıkmaya çalışıyor. Israrla Mimarlar Odası ve mimarlık örgütleri, bilim insanları süreci algılayan herkeste bu caminin yıkılmasını istemiyor. Çünkü bu cami gelenekselle moderni birleştiren çok özgün bir camidir. Kültürler arasında bir geçişkenlik içinde olan bir modern mimarlık eseridir. Cumhuriyetin kendisi, insanların inançlarına saygı duyan ve modern bir bakış açısıyla yaşamı ve mekanları yorumlayan bir bakış açısının ürünü olarak eserler sıralamıştır. Bu cami, o modern bakış açısının bir ibadethanede yansımasıdır. TBMM ile bütünleşen bu yapı Halkla İlişkiler Binası birlikte bir kompleksti. Halkla İlişkiler Binası’nı birkaç ay önce yıktılar.  Bunlar bir mimarlık ve güzel sanat eseri olarak ödüle doymayan eserlerdi. Mimarlar Odası olarak TBMM Camisinin tescil edilmesi için başvurduk. Koruma Kurulu bu güzelim camiyi tescil etmedi. Oradaki bilim insanların ne kadar siyasal düşündüklerini göstergesidir. Yeni hikayede bilim ve estetik diye bir şey yok. Yeni hikaye, Cumhurbaşkanı ve siyaset nasıl isterse bilimin öyle hareket edeceğini gösteriyor. Bilimi rehber edinmeyen, yeni hikayeyi reddediyoruz. ”

 Siyaset bu camiyi yıkmak istediği için, caminin tescili kaldırıldı

Camiyi tescil etmeyen Koruma Kurulu’na dava açtıklarını da anımsatan Candan, şöyle devam etti:

“Koruma kurulu tescil etmedi koruma kuruluna dava açıldı. Mahkeme kararıyla cami tescil edildi. Çünkü başka bir örneği yok.  Bizim kültür varlıklarımızı korumakla yükümlü olan Kültür Bakanlığı caminin tescil edilmesine izin veren mahkeme kararına itiraz ediyor. Yeni dönemde yeni hikaye dedikleri böyle bir dönem. Bilim, estetiği ve sanatı devre dışı bırakan bir hikaye yazmaya çalışıyorlar.Üst mahkeme  İtirazlarını kabul etti.  Siyaset bu camiyi yıkmak istediği için, yapının tescili kaldırıldı.Yazmak istedikleri hikayede   bundan sonra adalet yok, adalet  hiçbirimiz için eşit bir şekilde işlemeyecek demektir. Bunu buradan okuyoruz. Bu karar bozma süreci  ile birlikte caminin yıkım süreci  tekrar gündeme geldi. TBMM biz kamuoyunun gündemine taşıdığımıza ‘Hayır biz o  camiyi yıkmayacağız’ diyor. Fakat biz biliyoruz ki, caminin yıkım kararı verildi.  Elinde kepçeyle hareket edenler ve gücü olanlar bu camiyi yıkacaklar, yeni hikaye kepçe ve güç hikayesi olarak yazılmak isteniyor. Bunu da reddediyoruz. .TBMM cami müelifinin deyişiyle,  modern bakış açısının 1400 yıl önceki ilk camiden esinlenerek ortaya koyulmuş  modern bir bakış açısının ürünüdür. Yeni hikaye modernizme karşı yazılan bir hikayedir.”

 Türkiye’de bir örneği daha yok

 Candan, camideki ışık oyunlarına ve kullanılan malzemeye ve içindeki detaylara da arkasındaki bahçeye dikkat çekerek, “ Bu cami yaşarken  cenneti göstermiş, aslında siz yaşarken doğruluk ve dürüstlük içinde davrandığınızda, nereye ait olduğunu nerede olacağınızı gösteren bir bakış açısıyla inşa edilmiş. Rant yok bunun arkasında. Siz doğru ve dürüstseniz halkınıza yalan söylemiyorsanız gideceğiniz yer burası demek istemiş . Şimdi bu cami yıkılmak isteniyor. Uzun süredir bu caminin yıkılmaması için mücadele ediyoruz. Mimarlık örgütleri ve mimarlar odası olarak caminin yıkılmaması için mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Caminin vaziyet planını ve kesitlerini gösteren Candan, “Bunun bir örneği daha yok . Bu kadar estetik ve yerel ve gelenekseli iç içe geçirmiş modernize etmiş bir cami yok. Böyle bir cami daha yok” dedi.

 Candan, Behruz Çinici’nin cami projesi tasarımının çıkış noktasına dair söylediği, “Dünyadaki ilk cami 1400 yıl önce inşa edilen Hz. Peygamberin evidir. Mekke’ye yöneltilmiş düz çatılı, uzunlamasına dörtgen sade bir mekan. Ne minare ne mihrap veya ayrılmış bir makam yeri yok. Ne de kubbe hiçbiri yok. Kutsal peygamberin saadet dolu zamanlarında bu yapılar böylesine düz basit mütevazi ve güzeldiler. İşte bu sadeliği yeni yaratılarda hareket noktasının alınmasının bizi yanlışlardan eskiyi tekrardan sadece geçmişteki bir tipolojiye bağlı kalmaktan kurtaracağına ve ufkumuzu açacağına inanarak TBMM Camisi tasarımında böyle davranmaya çalıştık” sözlerini hatırlattı.

Türkiye’de İslamiyet kendi özünden uzaklaşmaktadır

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya ise, tepkisini şöyle dile getirdi:

''TBMM’deki modern caminin yıkılarak yerine yeni bir cami inşa edilmesi, AKP eliyle dinin ne kadar siyasallaştığının bir örneğidir.  Bu cami minaresi olmadığı için mi yoksa AKP mantığında bir cami inşa etmek için mi yıkılıyor?  AKP koridorlarında camilere ibadet dışında yeni işlevlerin kazandırılması için çalışma yapıldığını biliyoruz. Bu çalışmanın amacı nedir? İbadethane kutsal olmaktan çıkartılıp açıkça bir siyasal yapının örgütlenme alanı mı olacak? Kime karşı? Neye karşı yapılacak? Bu düşünce biçiminin çok ciddi sıkıntıları beraberinde getirdiğini düşünüyoruz. Bunu modernizme ve çağdaşlığa karşı olabileceğini düşünüyoruz. Eğer bir ibadethane siyasallaşırsa ve bir ibadethane siyasal bir ideoloji için kullanılırsa o ibadethane artık ibadethane değil ve artık orada yapılan ibadet de, ibadet değildir.. Bu da Arap ülkelerinde devam eden siyasal hareketlerle paralellik gösteriyor ve bu gidiş tehlikeli bir gidiştir. Bu ülkede Belediye Başkanı, Başbakan, Partili Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Şaibeli bir referandum sonucunda başkanlığınızı da ilan edebilirsiniz. Ancak size oy vermeyen diğer kesimin tarafı olduğu cumhuriyete, demokrasiye, sanata ve bilime savaş açmışsanız, çağdaşlığın, demokrasinin, sanatın ve bilimin asla başkanı olamayacaksınız” demektir.


Toplam Görüntülenme : 1256
Kategori Haberleri

Asbestli yapıyı yıkan Gökçek’e suç duyurusu
Ankara’da ciddi halk sağlığı sorunu oluşturan asbestli Havagazı Fabrikası’nın yıkım işleminin durdurulması için yürütmeyi durdurma kararı alan Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Ankara Tabip Odası,  350 ton asbest bulunan Havagazı Fabrikası’nı hiçbir koruyucu önlem almadan yıkan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun çevrenin kasten kirletilmesi (181. Madde) ve görevi kötüye kullanmaktan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
03 Mart 2017
Ölçümlerde asbest türünün en tehlikesi tespit edildi
Ankara’daki Havagazı Fabrikası alanında yaptırılan asbest yüzey ölçümlerini kamuoyuna açıklayan Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Kimya Mühendisleri Odası, yüzde 15 ila yüzde 40 arasında asbest türünün en tehlikesi olan amphibole tespit edildiğini bildirerek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı görevden alınmasını istedi.
01 Mart 2017
Bir taşla çoklu rant: Sıhhiye adliye binası yıkılıyor..
Toptancı Hali kurulması için ‘şartlı olarak‘ Ankara Belediyesi‘ne verilen  AOÇ arazisinin, ‘amaç dışı‘ kullanım halinde AOÇ‘ye iadesine hükmedilmesine rağmen başka bir kullanıma açamazsın….
28 Şubat 2017
Ankara’da karantina çağrısı
Alanında 350 ton asbest tespit edilen Havagazı Fabrikası’nın hiçbir önlem alınmadan yıkılmasına tepki gösteren Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, Ankara’yı göz göre göre kanser ediyor.  Ankara halkının hayatı bu kadar mı değersiz? Halkın sağlığını hiçe sayan ve göz göre göre cinayet işleyen Gökçek, acilen görevden alınmalı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmeli ve yıkımı durdurmalıdır” çağrısı yaptı.
25 Şubat 2017

<<< <
4 5 6 7 8 9 10 11 12 13
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!