GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALARSOBE ARŞİV
Ara
İller Bankası yıkımı korkaklığın eseridir

İller Bankası yıkımı korkaklığın eseridir

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, tescilli kültür varlığı İller Bankası'nın  hukuksuz bir şekilde  gece yarısı operasyonuyla vahşice yıkılmasında sorumluluğu olanların peşini bırakmıyor. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Türk Serbest Mimarlar Derneği, TOBAV, akademisyenler, Halkevleri ve  mimarlarla birlikte tescilli kültür varlığı iller bankasının vahşice yıkılmasına ilişkin basın toplantısı yaptı.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, İller Bankası'nın Gençlik Parkı karşısına yapılan cami nedeniyle yıkıldığını belirterek, şunları söyledi:

''İller Bankası cami inşaatı nedeniyle temmuz ayında boşaltıldı ve iller bankası aylık 400 bin liralık kiraya taşındı. Öncesinde 1,5 milyon harcanarak iller bankasının restorasyonu yapılmıştı. Sağlam bir yapıydı ve birinci derece tescilli kültür varlığı idi. Binanın boşaltılmasıyla birlikte etrafı çevrildi yapı çöküntü alanı haline getirildi. En son tespit davası açıldı bilirkişiler tahribatı tespiti ettiler açtığımız davada sübjektif değerlendirme yapılmış dediler ve reddettiler. Bu süreci Anayasa mahkemesine taşıdığımız bir süreçte 16 Haziran’ı 17 Haziran’a bağlayan gece yıkım sürecine başladılar . Bu zihniyet  ya bayramda bir bina yıkmaya çalışıyor ya da Cumayı Cumartesiye bağlayan gece bürokrasinin işlemediği, mahkemelerin çalışmadığı  hafta sonu yıkım yapıyor. Bunu bütün yıkımlarda gördük hep tatil günlerini seçerek hukuku da işlemez hale getiriyorlar. Bu yıkım korkaklığın eseridir''

Topyekun bir yıkım söz konusu

Candan, 1935 yılında yapılan ve 1937 yılında tamamlanan İller Bankası yarışma sonucu elde edildiğini bildirerek şöyle devam etti:

''18 yabancı ve Türk mimarın katılımıyla gerçekleşen yarışmada sur rumuzlu Seyfi Arkan  projesi yarışmayı kazanmış ve birinciliği almıştı. İlk yerli mimarın modern mimarlık eserlerinden birisiydi. Üniversitede modern mimarlığı öğrendiğimiz yapılardan birisiydi. Suç duyuruları yargıya başvurularımız, adalet arayışlarımız kültür bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler  adaletin bittiğini gösterdi. Sadece İller Bankası değil , topyekun bir yıkım süreci söz  konusu. Bu cami İller Bankasının yıkılmasına neden olan cami siyasal islamın simgelerinden oldu. Cumhuriyet'in temsil yapılarının bulunduğu alanda laiklik ilkesinin mekanda aşındırılmasıdır. İller Bankası En büyük darbeyi 1980 askeri darbesiyle neoliberal ve özelleştirme politikalarla aldı. Dünya Bankası ve İMF özellikle belediyelerin İller Bankası üzerinden desteklenmesi sürecini ortadan kaldırmak ve uluslararası sermaye ile belediyeleri buluşturmak için tasfiye sürecine gitti ve uluslararası sermayenin belediyelerle buluşmasının aracı oldu. İller Bankası siyasal islamın camisine kurban edildi. Çok büyük bir cehaletle karşı karşıyayız.''

Gökçek ve tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduk

Candan bu yıkımların hepsinde hukukun devre dışı bırakıldığını hatırlatarak, ''Hiçbirinde adalet yok. Bugün adalet yürüyüşünün ne kadar  anlamlı olduğunu bir kez daha görüyoruz. Yıkında sorumluluğu olanların peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet dönemi mimarisi, tescilli kültür mirası İller Bankası’nın vahşice yıkılmasının peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet dönemi mimarisi tarihi İller Bankası’nın barbarca yıkılmasını yargıya taşıdık. Yıkımda sorumluluğu bulunan, görevini kötüye kullanan başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek olmak üzere, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı yetkilileri, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü yetkilileri, Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü yetkilileri, İller Bankası Genel Müdürü ve yetkilileri,  Kültür ve Turizm Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, Ankara 2 Nolu Koruma Kurulu Başkanı ve Koruma Kurulu Üyeleri,  Ankara Valiliği, binanın mülkiyet sahibi kurum yetkilileri ve yıkımı gerçekleştiren kişiler hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2863 sayılı Kanuna muhalefet, görevi kötüye kullanmaları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduk'' diye konuştu

Gökçek'in fotoğrafı cehaletin göstergesi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in İller Bankası yıkıntıları üzerinde verdiği poza da sert tepki gösteren Candan, sözlerine şöyle devam etti:

“Hem binayı yıkıp hem poz veriyorsunuz, bu ancak cehaletinizin ve korkunuzun göstergesi. Hukuku bertaraf ederek korkaklığınızı gösteriyorsunuz. Ancak asla kazanamayacaksınız. Gökçek’in çektirdiği o fotoğraf sonunu hazırlayacak. İller Bankası Binasını yeniden yapacağız” dedi. Mimarlar Odası Ankara Şube 2. başkanı Ali Atakan da yaşananların endişe verici olduğunu söyledi. Büyük bir tahribat süreci yaşandığını kaydeden Atakan, “Sadece bir bina yıkılmadı. Bu ideolojik bir anlayışın mekana saldırısıdır. Başkentin bellek mekanları yıkılıyor. Ve yıkımı yapanlar molozların üzerinde poz verebiliyor”

Yeniden inşa edeceğiz

Candan, adalet talebinin tüm Türkiye’ye yayılması gerektiğini söyleyerek, “Mücadele ederken hep hukuk devleti üzerinden yürütüyoruz mücadelemizi. Ancak açtığımız davaların bile bir anlamı kalmadı hep red yiyoruz. Binanın tahrip edildiğini söylüyoruz, Mahkeme dikkate bile almıyor. Hukuku yeniden nasıl inşa edeceğiz bunların yollarını yaratmalıyız. Asla geri adım atmak yok. Demokrasi, barış ve insan haklarını yeniden inşa edeceğiz. Adalet talebinin tüm Türkiye’ye yayılmalı'' dedi.

Bu faşist anlayışı kabul etmiyoruz

Mimarlar Odası Ankara Şubesi İkinci Başkanı Ali Atakan ise tepkisini şöyle dile getirdi:

''Dünyada, Ortadoğu'da ve ülkemizde endişe verici gelişmelerle karşı karşıyayız.  Bunun etkilerini yaşamın her alanında hissediyoruz. Ülkemizde OHAL uygulamasıyla evrensel hak  ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığı onarılması güç toplumsal yıkım ve tahribat sureci yaşıyoruz. İller Bankası yıkımı rövanşist  ideolojik anlayışın mekana saldırısıdır. Bir kuruluşun bellek mekanı yıkılıyor yıkımı gerçekleştiren yıkımın molozları üzerine çıkarak poz verebiliyor bu akıl dışılık  dünyanı hiçbir yerinde rastlanmayan bir vakadır. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Ülkemizdeki cinayetleri katliamları ve yıkımları yapan anlayışı biz çok iyi biliyor ve tanıyoruz. Bu anlayış 1960'larda 6. filo ülkemizden defol diyen yoldaşlarımıza saldıranlardır. 1980'ler'de onlarca devrimciyi zindanlara atan, Erdal Erenler'i asan cuntacılardır. 2000'lerde Gezi direnişinde Berkin Elvan'ları katleden zihniyettir. Cumhuriyetin kazanımları halkın ürettiği ilerici değerleri yok sayan barbar gerici faşist anlayışı kabul etmiyoruz, red ediyoruz.''

Türk Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Aytek İtez de binanın yıkılmasına tepki göstererek, geçmişte benzer yapıların yıkımına şahit olunduğunu ve yıkımın hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını söyledi. Cumhuriyet’in hafızasının silinmeye çalışıldığını kaydeden İtez, “Bir daha olmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Duyduğumuz üzüntünün tarifi yok” dedi.

Opera binası da tehlikede

Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı (TOBAV) yönetim kurulu üyesi Alhan Özdemir de benzer bir tehlikenin İller Bankası binası karşısında bulunan Opera Binasını da beklediğine dikkat çekti. Üç ay önce Opera Genel Müdürlüğü'ne tahsis için gittiklerinde kendilerini tadilata girecekleri gerekçesiyle geri çevirdiklerini söyleyen Özdemir, okullara ve özel tiyatrolara artık tahsislerin yapılmadığını ve önümüzdeki sezonlar da Opera binasının açılamayabileceğini söyledi. Başkentin kültürüyle, binasıyla yok edildiğini söyleyen Özdemir, bütün bu yıkıma karşı direnmek gerektiğini söyledi.

Mimarlar Odası’nın eski başkanlarından Yavuz Önen de yıkımın Türkiye'de yıkılan demokrasinin mekana yansıması olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin her yerine kural tanımadan hükmedilmeye çalışıldığını belirtti. Önen, eski mücadele yöntemlerinin artık etkili olmadığını kaydederek, “Genel olarak bazı noktalarda çok geç kalındı. Çok tarihi tavır almamız gereken noktalarda yol verildi. Kendimizi yeniden gözden geçirerek, daha diri, daha canlı, gerçekçi ama zor bir mücadeleye hazırlanmalıyız” dedi.


Toplam Görüntülenme : 1926
Kategori Haberleri

Anıtkabir’de neler oluyor?
Anıtkabir’in görüntüsünü bozan uygulamalara bir yenisi daha eklendi.  Anıtkabir Gençlik Caddesi kaldırımına, Kızılay Giysi Bankası konuldu.
12 Aralık 2017
Gökçek’in Demir Kafesi’ne 6.kez yürütmeyi durdurma
Gökçek döneminin en tartışmalı ve hukuksuz projesi olan  Demir Kafes'te yapılan üst üste plan değişikliklerini altıncı kez  yargıya taşıyan Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  yapımı da, sökümü ciddi kamu kaynağı israfı olan  Demir Kafes arazisinin son plan değişikliğinin de yürütmesinin durdurulduğunu bildirdi.
06 Aralık 2017
Maltepe Havagazı Fabrikası’nda önce halkın sağlığı ile oynadılar şimdi gençlerin düşlerini yıktılar…
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 350 ton asbest bulunan ve Ankara’nın sağlığı tehlikeye atılarak Melih Gökçek döneminde hiçbir önlem almadan yıkımına başlanan endüstri mirası olarak tescillenen Maltepe Havagazı Yerleşkesi’ndeki elektrik santralinin yıkımına tepki gösterdi. 
01 Aralık 2017
Mimarlar Planlı Tip İmar Yönetmeliğini masaya yatırdı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun olarak yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasların belirlendiği “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği” 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı resmi gazetede yayınlandı.  Mimarlar Odası Ankara Şubesi bütün illerde tek tipleşmeyi hedefleyen imar yönetmeliğini masaya yatırdı.
23 Kasım 2017

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!