GÜNCELKENTPOLİTİK GÜNDEMKÜLTÜR SANATBASINDANYAZARLARSOBEDENSOBELEDİKLERİMİZRÖPORTAJLARGEZENTİYUMURTALAR
Ara
Amaç Cumhuriyetle Hesaplaşmak Vefa Değil Veda Toplantıları Olacak

Amaç Cumhuriyetle hesaplaşmak

Vefa değil, veda toplantıları olacak

Atatürk’ün hatıralarının olduğu 19 Mayıs Stadyumu’nun yıkımı vefasızlıktır, vicdansızlıktır

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, yıkımı gündemde olan,  Atatürk’ün hatıralarının olduğu 19 Mayıs Stadyumu’nda hükümetin vefa ve veda mitingi düzenlemesine “Atatürk’ün emriyle kurulan, onun ideolojisini, çağdaşlığını yansıtan ve ölmeden önce son 19 Mayıs kutlamalarını  izlediği 19 Mayıs Stadyumu’nu  yıkımı  sizin iktidara veda toplantınız olacak. O yıkımın altında bu anlayış kalacak. Bu Cumhuriyet’le hesaplaşmanın mekânsal karşılığıdır. Tarihe kültüre ve ideolojiye saygı duymak zorundasınız. Atatürk’ün hatıralarının olduğu 19 Mayıs Stadyumu’nu yıkımı vefasızlıktır vicdansızlıktır" diyerek tepki gösterdi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, yıkılması gündemde olan,  Türkiye’nin ilk stadyumu  Ankara 19 Mayıs Stadyumu’na ilişkin basın toplantısı yaptı.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 19 Mayıs Stadyumu’nda ‘vefa ve veda’ adıyla yapacağı son mitingini yapmasını değerlendirerek, “Atatürk’ün emriyle kurulan, onun ideolojisini, çağdaşlığını yansıtan ve ölmeden önce son 19 Mayıs kutlamalarını izlediği  19 Mayıs Stadyumu’nun yıkımı sizin iktidara veda toplantınız olacak. Dolayısıyla veda kısmı gerçektir. Rejimle hesaplaşan, tüm aydınlanmacı yaklaşımları bertaraf eden, bütün değerleri talan organizasyonunun parçası haline getiren, baskıcı bir rejimle insanları zapturapt almaya çalışan bu anlayışın son veda toplantısı da 19 Mayıs Stadyumu’nda yapılacak. O yıkımın altında bu anlayış kalacak” dedi.

 “Stadyumun tescil edilmesi davamız devam ediyor” diyen Candan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu alanın tescilli kültür varlığı olarak gelecek kuşaklara aktarılmasını Koruma Kurulu kabul etmedi. Dava açtık ve davamız devam ediyor. Koruma Kurulu da siyasal davranıyor. Atatürk’ün hatıralarının olduğu yerlerin korunması üzerine kanun varken bu korumayı sağlamayan Koruma Kurulu da suç  işliyor. Bu veda toplantısını 19 Mayıs Stadyumunda hem de ülkenin kurtuluşunun simge gününün ismini taşıyan alanda yapılıyor olması çok manidar. Gerçekten veda ve son toplantıları olsun. 19 Mayıs Stadyumunun yıkıntılar arasından onu yeniden inşa edecek bir irade ortaya çıksın. Bu kadar yıkımın arasında Afeti yaratanların gidişi gerçekten hem Türkiye hem başkent ve hepimiz için yeni bir devrim sürecinin adım taşları olabilir. Gökçek iller Bankası yıkıntılarında çekilen fotoğrafı sonunu hazırladı. İktidarda ülkenin kuruluşunu ve kurtuluşunu simgeleyen 19 Mayıs adını taşıyan Stadyumunun yıkımı ile sonunu hazırlayacak. 24 Haziran’da biz kazanacağız. Biz mücadeleye devam ediyoruz. 25 Haziran’dan itibaren biz ve TMMOB bağlı olarak, bulunduğumuz mevzide Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle nihayete kadar mukavemet etmeye devam edeceğiz."

Vefasızlık ve değersizleştirmektir 

19 Mayıs  Stadyumu’nun Cumhuriyetin modern Başkent idealinin modernitesini yansıttığını ve ilerici aydınlanmacı döneminin spor mekanlarından birisi olduğunu vurgulayan Candan, şunları kaydetti:

“19 Mayıs Stadyumu Türkiye’deki ilk stadyum yapısıdır. Projesi 1933 yılında yarışma ile elde ediliyor. İlk yazışmaları 1927 yılında başlıyor. 1933 yılında da karar verilerek yarışma yapılıyor ve yarışmayla İtalyan Mimar Paolo Vietti –Violi bu yarışmayı kazanıyor ve ilk stadyum yapısı olan 19 Mayıs Stadyumu Ankara Milli stadı olarak inşa ediliyor. Cumhuriyetin genç nesillerinin sağlıklı gelişmesi hem de o dönemde stadyumların spor merkezlerinin sadece bir spor aktivite alanı değil, bir sosyal buluşma alanı haline gelmesini de önemsediği bir ideolojik bakış açısıyla bugün Atatürk Kültür Merkezi alanları dediğimiz alanın içinde yer alıyor.  Çok uzun süredir aslında AKM alanları ve onun çevresindeki bütün yapılaşma sürecine ilişkin rantsal hareketlilik var. Kentsel olarak değişimleri görüyoruz. Cumhuriyetin Başkentinin hem kimlik değişimi hem de Cumhuriyet değerlerinin yok edilmesi izlerinin silinmesi ve  yık yap kültürü ile birlikte neoliberal politikalar dediğimiz rant ve sermayenin oralarda kendilerine konum alışlarının bir ifadesi. Bugün de karşı karşıya kaldığımız durum 19 Mayıs Stadyumunun yıkımı. Hükümet Cumhurbaşkanı ve AKP’li bürokratlarının açıklamalarıyla Cumhurbaşkanı  9 Haziran’da AKP en son seçim mitingini yapacak. Sonrasında yıkılacağı söyleniyor. Vefalı ve yeniden veda edeceği bir süreci inşa edeceği söyleniyor ve sonrasında da yeni bir spor kompleksinin yapılacağı söyleniyor.”

Candan, “ Bu yıkım rejimle hesaplaşmanın mekânsal karşılığıdır. 19 Mayıs Stadyumunun yıkılması. Diğer yandan 19 Mayıs Stadyumu endüstirileşmemiş bir futbol mekanlarının nadide eserlerinden bir tanesidir. Kamusaldır amatör gruplara ev sahipliği yapmıştır. 20 bin kişilik yapılmıştır.  Hipodromla birlikte Toplumla buluşma alanına dönüşmüştür. Neoliberal politikalarla birlikte spor futbol ticarileşmiş durumda. Amatör birliktelikleri ifade eden sosyal statüsünü kaybederek ticari ilişkiye bürünmüştür Futbolun ticarileşmesinin mekansallığında yıkılıp yeniden yapılmasından görüyoruz. Yapıldığı dönem itibariyle yapı oldukça teknolojik, yenilikçi ve modern. Tribünlerin bir bölümünde saçak yapılıyor. O saçağın olduğu yer Cumhurbaşkanlığı locası. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölmeden önce 19 Mayıs’ı izlediği, 19 Mayıs kutlamalarına tanıklık ettiği locayı yıkıyorsunuz. Vefa denen şey bu  değildir bu vefasızlık örneğidir. Bu aslında var olan değeri ortadan kaldırarak değersizleştirmenin göstergesidir.  Bugün rejimle hesaplaşan hükümet  talanla zirve yaptığı kaçak sarayla birlikte en değerli varlıklarımızı en değerli kamusal alanlarımızı üretken değil tüketen, ömrümüzü çürüten bir noktaya getirmiş durumda. Bunun tam da böyle tam seçim sürecine girerken vefa ve veda toplantısı demesi manidar. Vefa olmadığı çok açık. Bu bir vefasızlıktır ama veda olduğu çok gerçek. Cumhuriyet değerlerini en önemli yapılarını yıkarak gerçekten bundan sonra bir süreci devam ettirebileceklerini sürdürebileceklerini düşünüyorlarsa artık yanılıyorlar. Biz bu örneği İller Bankasında gördük. İller bankasının yıkıntılarında fotoğraf çektiren Melih Gökçek o gün belediye başkanlığına veda etti ve onun sonu oldu” diye konuştu.

Tarihe, kültüre ve Cumhuriyet'e saygı duymak zorundasınız

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen ise tepkisini şöyle dile getirdi:

19 Mayıs Stadyumu’nun en önemli özelliklerinden birisi Türkiye’nin ilk stadyumu olmasıdır. Bir kültür mirası olarak 1930'lardan bugüne sürdürülebilmiş ve korunabilmiş alanlarından bir tanesidir. Bugün orada bir veda ve vefa niteliğinde bir miting gerçekleştirileceği gururla duyuruluyor. Eğer 19 Mayıs Stadına vefa göstermek istiyorsanız tarihe, kültüre ve ideolojiye saygı duymak zorundasınız. Ancak biz ne tarihe, kültüre ne de Cumhuriyete saygı duyulmadığını, yıllardır Ankara’da sürdürülen yıkımlardan, şu an tehdit altında olan yapılardan, kültürel mirastan görebiliyoruz. Vefa göstermek konusunda samimi olsaydınız eğer bizler Mimarlar olarak 19 Mayıs Stadyumu’nun restorasyonunun yapılarak gelecek kuşaklara aktarılabileceğini bir kez daha vurguluyoruz. Ruhunun korunarak, tarihi ve ideolojik önemini öne çıkartacak şekilde çevresine saygılı ve duyarlı bir şekilde bu yapının korunabileceğini biliyoruz. Bugün vefa diyenler oraya veda etmek ve Cumhuriyetle hesaplaşmak isteyenlerdir. 24 Haziran seçimleri ülkenin kaderinin belirleneceği bir tarih olarak önümüzde duruyor. Cumhuriyetle hesaplaşmak isteyenlere karşı seçimimizi yapacağımız bir noktaya gidiyoruz. 19 Mayıs Stadının bu kapsamda çok stratejik olarak seçildiğini Ankara’da yıkımı sevinçle duyuracakları dev bir miting düzenlemekle niyetin bambaşka olduğunu çok net görebiliyoruz. Bilimin ve tekniğin karşısında olan, korumanın değil yık-yap kültürünün sürdürücülüğünü üstlenen bu iktidarı 24 Haziran’da alt etmeyi başaracağız. Yıkılan her yapının yeniden yapılması ve kazanımlarımızı sürdürmek için de mücadeleye devam edeceğiz.”

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Basın Birimi


Toplam Görüntülenme : 10044
Kategori Haberleri

Yeni işletme çözüm değil, Ankapark tasfiye edilmeli
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankapark’ın, işletmecisi GBM Ticaret-Çelik Ortak Girişim Grubu’nun borçları nedeniyle Bursa merkezli ECS Stil Tekstil firmasına devredilmesine ilişkin, “Ankapark işletilemez. Hukuksuzluğu dillere destan olan, AOÇ’de Atatürk’ün vasiyetine aykırı bir şekilde inşa edilen Ankapark, Başkent’in kaynaklarının heba edildiği büyük bir kara deliktir. Bu işletmeci iflas edecektir. Yeni işletme çözüm değil. Ankapark tasfiye edilmeli, kamu zararı Gökçek’ten tazmin edilmelidir” dedi.
16 Şubat 2020
Demir Kafes 7. Plan da iptal edildi, YDA acilen mühürlenmelidir
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Demir Kafes alanının 29096 ada 10 parsele ilişkin 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planı değişikliğini (7. plan değişikliği) onaylayan 16.03.2018 tarih ve 458 sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis kararının hukuka aykırı olması gerekçesiyle dava açmıştı. Ankara 11. İdare Mahkemesi hukuka aykırı yapılaşmaya izin veren 7. plan değişikliğini iptal etti.
12 Şubat 2020
Bakımsız ve kimsesiz kalan Hasanoğlan Köy Enstitüsü korunmalıdır
Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin de içinde yer aldığı  Hasanoğlan Çalışma Grubu, Cumhuriyet mirası Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün yerleşkesinin korunması için mücadele ediyor. 
12 Şubat 2020
Kanal İstanbul, Kanal Çeşme derken Kanal Ankara İmrahor Vadisi’ni katlederek başladı
Doğa katliamı olan Kanal İstanbul ve Kanal Çeşme tartışmaları  devam ederken, Çevre Şehirlik Bakanlığı tarafından Gökçek dönemi çılgın projelerinden olan ve İmrahor Vadisi’nin katledilmesine neden olacak Kanal Ankara’nın inşaatına başlandı. 
03 Şubat 2020

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
> >>>

Yorumlar
Yorum eklenmemiş.
Yorum için giriş yapınız!